Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan "Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", sadece teknik bir düzenleme değil, sosyal devlet ilkesinin dijital çağa ve güncel toplumsal ihtiyaçlara adaptasyonu niteliğindedir. 32 sayfadan oluşan bu devasa teklif; 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi çok sayıda temel yasada kritik değişiklikler öngörmektedir.
Bu incelemede, teklifin dört ana sütununu hukuki perspektiften detaylandıracağız.
Teklifin en çok konuşulan ve kamu vicdanını yakından ilgilendiren düzenlemesi, çocukların korunması amacıyla getirilen "hak yoksunlukları"dır.
Teklifin 17. maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesindeki (Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma) mantığı bir adım öteye taşıyarak, belirli suç tiplerinde mahkumiyet almış kişilere yönelik süresiz bir mesleki yasak getirmektedir.
Kapsamdaki Suçlar: Kasten öldürme (TCK 81, 82), Cinsel saldırı (TCK 102), Çocukların cinsel istismarı (TCK 103), Müstehcenlik (TCK 226), Fuhuş (TCK 227) ve Uyuşturucu ticareti (TCK 188).
Mekan Yasakları: Bu kişiler sadece okullarda değil; çocukların sosyal gelişim gösterdiği okul servisleri, kantinler, spor okulları, çocuk kulüpleri, internet kafeler ve hatta dijital oyun salonlarında dahi çalışamayacak ve bu yerleri işletemeyeceklerdir.
Hukuki Analiz: Bu düzenleme, Anayasa'nın "Ailenin korunması ve çocuk hakları" başlıklı 41. maddesi uyarınca devletin pozitif yükümlülüğünün bir sonucudur. Uygulamada, bu işletmelerin ruhsatlandırma ve personel alım süreçlerinde "Adli Sicil Arşivi Sorgulaması" zorunlu hale gelecek, aksi durum işletme ruhsatının iptaline kadar giden yaptırımları beraberinde getirecektir.
Teklif, 5651 sayılı Kanun’da devrim niteliğinde değişiklikler yaparak sosyal ağ sağlayıcılarını (Instagram, TikTok, X vb.) "çocuk dostu" bir yapıya zorlamaktadır.
Mutlak Yaş Sınırı ve Onay Mekanizması: 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması yasaklanmaktadır. 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için ise platformlar, yetişkinlerden tamamen izole edilmiş, reklam ve içerik hedeflemesinin çocuk yararına göre kısıtlandığı "Güvenli Alanlar" oluşturmak zorundadır.
Ebeveyn Denetim Araçları: Platformlar; çocukların ekran süresini sınırlayan, oyun içi harcamaları ebeveyn onayına sunan ve gizlilik ayarlarını varsayılan olarak "en yüksek" seviyede tutan mekanizmalar kurmakla yükümlü kılınmaktadır.
1 Saat Kuralı: Çocukların fiziksel veya ruhsal gelişimini tehdit eden içeriklere yönelik bildirimlerde, içeriğin yayından kaldırılması veya erişimin engellenmesi süresi 1 saate indirilmektedir. Bu, mevzuattaki "gecikmesinde sakınca bulunan hal" kavramının çocuk özelinde somutlaşmış halidir.
Teklif, nüfus politikaları ve iş-özel yaşam dengesi kapsamında memur ve işçi statüsündeki kadınlar ile koruyucu ailelere yönelik önemli iyileştirmeler içermektedir.
Doğum sonrası 8 hafta olan aylıklı izin süresinin 16 haftaya (toplamda 24 hafta) çıkarılması öngörülmektedir. Bu düzenleme, çocuğun anne bakımına en çok ihtiyaç duyduğu ilk 6 ayı kapsayacak şekilde dizayn edilmiştir. Ayrıca doğum öncesi kullanılmayan izinlerin doğum sonrasına aktarılması prosedürü esnetilmektedir.
SGK Desteği: Sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin, isteğe bağlı sigorta primleri Bakanlık bütçesinden karşılanacaktır. Bu, koruyucu ailelik sisteminin ekonomik kaygılardan arındırılması amacını taşır.
Uyum İzni: Bir çocuğa koruyucu aile olan veya 3 yaşından küçük bir çocuğu evlat edinen memur/işçiye, çocuğun tesliminden itibaren 8 hafta aylıklı izin ve ek olarak 10 gün mazeret izni tanınacaktır.
Teklifin idari hukuk boyutu, sosyal hizmet kurumlarının yapısal dönüşümünü ele almaktadır.
İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi: Mevcut "Çocuk Destek Merkezleri" (ÇODEM) yerine, ihtisaslaşmış bir yapı getirilmektedir. Bu merkezler; suça sürüklenen, madde bağımlılığı riski taşıyan veya ağır travma mağduru çocuklar için ayrı ayrı uzmanlaşmış birimler içerecektir.
Merkezi Denetim: Sosyal hizmet kuruluşlarının 7/24 kamera ve yazılım sistemleriyle Bakanlık merkezinden izlenmesi, hizmet kusurlarının ve istismarların önüne geçilmesi için yasal zorunluluk haline getirilmektedir.
Darülaceze'nin Küreselleşmesi: 130 yıllık Darülaceze geleneği, yerel sınırlarından çıkarılarak yurt dışında da şube/birim açabilir hale getirilmektedir. Ayrıca "Gıda Bankacılığı" yetkisi verilerek, bağış ve yardımların daha geniş bir kitleye ulaştırılması amaçlanmaktadır.
Bu kapsamlı teklif, Türkiye’nin sosyal hukuk normlarını dijitalleşme ve demografik değişimlerle uyumlu hale getirmeyi hedeflemektedir. Özellikle çocuklarla temas gerektiren mesleklerdeki "adli sicil bariyeri", toplumsal güvenliği maksimize etme amacı gütmektedir. Yasalaşma sürecinde komisyonlarda yapılacak tartışmalarla netleşecek olan uygulama yönetmelikleri, bu reformun sahadaki başarısını belirleyecektir.
Bu makale, 04.03.2026 tarihli Kanun Teklifi metni esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.