CEZA MUHAKEMESİNDE ARAMA TEDBİRİ

Koruma tedbirleri Ceza Muhakemesi Kanunu m.90 ve devamında düzenlenmiştir. Kanunda düzenlenen önleme tedbirleri, bir tehlikenin mevcut olup suçun henüz işlenmemiş olması halinde önleme tedbirleri; suçun icrasına başlanmış ya da suç artık işlenmiş ise artık önlemek mümkün olmadığından koruma tedbirleri uygulanacaktır. 

Koruma tedbirlerinin genel özellikleri,

  • Koruma tedbirleri geçici niteliktedir. Koruma tedbirinin amacı gerçekleştiğinde,  gerçekleşmeyeceği anlaşıldığında ya da hüküm kesinleştiğinde sona erer.
  • Koruma tedbirleri temel hakları sınırlandırır. Örneğin tutuklama kararında hürriyet hakkına, elkoyma kararında mülkiyet hakkına, arama tedbirinde özel hayatın gizliliğine, vücut muayenesinde vücudun bütünlüğüne müdahale edilmektedir. 
  • Koruma tedbirlerinin uygulanması zorunlu olup gecikmesinde sakınca bulunmalıdır. 
  • Koruma tedbirleri ölçülü olmalıdır. Yani, uygulanan koruma tedbiri ile soruşturma konusu suç ve ulaşılmak istenen amaç arasında denge bulunmalıdır. 
  • Koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi için yasal dayanak bulunmalıdır. Koruma tedbirleri ancak usulüne uygun alınmış karar doğrultusunda uygulama alanı bulacaktır. 
  • Bir delile dayanan suç şüphesinin bulunması gerekmektedir. Uygulanacak koruma tedbirine göre suç şüphesinin yoğunluğu değişebilmektedir.

Arama koruma tedbirini önleme araması ve adli arama olmak üzere iki türden oluşmaktadır. 

  • Önleme Araması

Suç işlenmesinin önüne geçmek amacıyla hakim kararı ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise mülki amirin yazılı emri ile yapılan arama işlemidir. Önleme araması bir koruma tedbiri olmayıp idari niteliktedir. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin  19. Maddesinde önleme arama kararı ve kapsamı, "Önleme araması, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genelsağlık ve genelahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcımadde veya eşyanın tespiti, amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir" şeklinde düzenlenmiştir. Önleme araması kararı verilebilmesi için makul sebebin varlığı yeterlidir. Makul sebep ile makul şüphe arasında fark bulunmaktadır. Bu fark Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/7-433 E. 2021/213 K. Numaralı kararında "Önleme aramasına karar verilebilmesi için belirtilen konulara ilişkin somut ve öngörülebilir bir tehlike olması gerekir. PVSK bu nitelikteki tehlike hâlini "makul sebep" olarak ifade etmektedir. Suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut olgulara dayalı "makul şüphe" ile önleme aramasındaki "makul sebep" farklı kavramlardır. "Makul sebep" konunun uzmanları tarafından ortak görüşle anlamlandırılıp değerlendirilen bir olgu iken "makul şüphe" çok sayıdaki sıradan insanın somut bir olguyu aynı yönde değerlendirmeleri hâlidir " şeklinde ifade edilmiştir. 

  • Adli Arama

Adli arama Ceza Muhakameleri Kanununun 116. Maddesinde, "Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir." şeklinde düzenlenmiştir.  Arama işlemi şüpheli, sanık veya hükümlü için yapılabileceği gibi üçüncü kişiler yönünden de uygulanabilir. Adli arama koruma tedbiri niteliğinde olduğundan bu yazımızda üzerinde durulacak arama türü adli aramadır. 

1. ARAMANIN ŞARTLARI

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki kanunda belirtilen şekilde usulüne uygun alınmış bir arama kararı olmaksızın ilgilinin rızası ile yapılan arama hukuka aykırıdır. Arama tedbirinin şartları makul şüphe, hakim kararı veya yetkili merciin yazılı emri, kişiye ilişkin şartlar, yere ilişkin şartlar ve zamana ilişkin şartlardır. 

A. Makul Şüphe
Ceza Muhakemesi Kanununun 116. Maddesinde yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe olması halinde arama kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Makul şüphe var ise kişinin üzeri, konutu, eşyaları, işyeri ve ona ait diğer yerler aranabilir. Üçüncü kişilerin aranması bakımından ise aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığı gerekmektedir. Yani üçüncü kişiler bakımından somut olay şartı getirilmiştir. Ancak, bu sınırlama, şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile izlendiği sırada girdiği yerler hakkında geçerli değildir. 

B. Hakim Kararı veya Yetkili Merciin Yazılı Emri

Arama kararını verecek mercii CMK m.119'da hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise kanunla yetkili kılınmış mercii olarak belirlenmiştir. Kanunla belirlenen yetkili mercii bazı yerler açısından sınırlandırılmıştır. Kanun metni incelendiğinde arama kararı için, 

  • Kamuya açık yerlerde, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılır.
  • Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. 

Kanun metninden açıkça belirtildiği üzere arama kararı verme yetkisi hakime aittir. Arama kararını vermeye yetkili mahkeme soruşturma evresinde sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde davaya bakan mahkemedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savacısına, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması halinde -yalnızca kişinin üstü ve eşyası ile ilgili- kolluğa da arama emri verme yetkisi tanınmıştır. Ancak kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçlarının Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilmesi gerekmektedir. 

"Gecikmesinde sakınca bulunan hal" kavramı amacı dışında kullanılmamalı, Cumhuriyet Savcısının istinai arama yetkisini kullanabilmesi için gereken kanuni şartlar oluşmalıdır. Bu şartlar oluşmadan verilen arama emri ile gerçekleştirilen arama işlemi hukuka aykırı olacağından arama sonucu elde edilen deliller de hukuka aykırı olacaktır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu  2014/166 E. 2014/514 K. 25/11/2014 T.). 

Hakim tarafından verilen arama kararı ya da yetkili mercii tarafından verilen arama emri yazılı olmak zorundadır. Arama kararı veya emrinde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi gösterilmelidir. 


C.Kişiye İlişkin Şartlar

Arama tedbiri şüpheli veya sanık hakkında uygulanabileceği gibi koşullarının oluşması halinde üçüncü kişiler nezdinde de uygulanır. Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Bu hâllerde aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır.

D. Zamana İlişkin Şartlar

Arama kararı veya arama emrinde aramanın yapılacağı zaman gösterilmekte olup arama bu zamanda yapılmalıdır. Kişinin üstü ve eşyasının aranmasında zaman açısından fark bulunmamakta iken konut, işyeri ve kapalı alanlarda gece vakti arama yapılamaz.  Ancak, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalar gece vakti yapılabilecektir. 

Aramanın yapılacağı zaman aramanın başlama anına göre belirlenmektedir. Yani, gündüz başlayan ancak geceye kadar uzayan aramanın gündüz vakti yapıldığı kabul edilmektedir. Gece vakti kanunda güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar geçen süre olarak tanımlanmıştır. 

E. Yere İlişkin Şartlar

Üst araması, kişinin kıyafetinin üzerinde veya kıyafetin altında gözle ve elle gerçekleştirilen araştırma işlemidir. Üst aramasının orantılı olması gerekmektedir. Kişinin kıyafetleri kısmen veya tamamen çıkartılabilirse de bu arama beden muayenesi boyutuna ulaşmamalıdır. 

Kişinin yanında bulundurduğu eşyanın gözle ve elle aranması işlemidir. Bu eşyanın şüpheli veya sanığın zilyedinde olması yeterlidir. Ancak şüpheli veya sanığın yanında bulunan üçüncü kişilere ait eşyanın aranabilmesi için CMK m.117 uyarınca alınmış bir arama kararı bulunmalıdır.

Konutta arama yapılabilmesi için Cumhuriyet Savcısının hazır bulunması, bulunamıyor ise o yer ihtiyat heyetinden ya da komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması gerekmektedir. Cumhuriyet savcısının hazır bulunmadığı aramalarda tanıkların da bulunmaması ya da yalnızca bir tanığın bulunması kanuna aykırılık oluşturacağından bu arama sonucu elde edilen deliller kullanılamayacaktır. Konutunda arama yapılacak kişi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

Avukat bürolarında arama CMK m.130'da ayrıca düzenlenmiştir. Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur. Arama sonucu elkonulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim elkonulan şeyin avukatla müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu saptadığında, elkonulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Bu kurallar avukatların büroları için geçerli olup avukatın konutunda yapılacak aramalarda m.130 hükümleri uygulanmaz. 

Araçta yapılacak aramalarda eşyada aramaya ilişkin kurallar geçerlidir. Araçlarda yapılan önleme aramasının adli arama boyutuna geçmemesi gerekir. Aracın kapalı yerlerinde önleme kararı uyarınca arama yapılamaz. PVSK m.9 hükmü gereğince önleme aramaları sırasında suç unsuruna rastlanılması halinde arama işlemine son verilerek derhal Cumhuriyet Savcısın bilgilendirilmelidir. 

2. ARAMA İŞLEMİNİN İCRASI VE ARAMA TUTANAĞI

Arama işlemi kolluk tarafından icra edilerek tutanağa bağlanmaktadır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğine göre arama tutanağında arama kararının tarih ve sayısı, hâkim kararı yoksa verilmiş olan yazılıemrin tarih ve sayısı ile emri veren merci, aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat, aramanın konusu,  aranan kişinin kimlik bilgileri,adınısöylemediği takdirde eşkâl bilgileri, araçta, konutta, işyeri ve eklentilerinde arama yapılmışsa, aracın plaka numarası, markası, konutun, işyerinin ve eklentilerinin açık adresi, su üstü aracının aranmasında su üstü aracının cinsi, ismi, sahibi ve kullananı, deniz aracının aranması hâlinde ise deniz aracının cinsi, ismi, donatanı, bağlama limanı, tonajı,acentesi, kaptanı ve arama mevkiî, a ramanın sonuçları,el konulan suç eşyasına ilişkin belirleyici bilgiler, aramada yakalanan kişiler varsa kimlik bilgileri, kimliği belirlenemiyorsa eşkâl bilgileri, arama sonucunda yaralanma veya maddî bir zarar meydana gelip gelmediği, arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı hususları yer alır. Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır

3. BİLGİSAYARLARDA, BİLGİSAYAR PROGRAMLARINDA VE KÜTÜKLERİNDE ARAMA

Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama yapılabilmesi için kanun bazı şartlar aramakta olup bunlar CMK m.134'te düzenlenmiştir. Kanun maddesine göre bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

Bilgisayar ve kütüklerinde arama yapılabilmesi için yalnızca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı yeterli olmayıp başka şekilde delil etmenin mümkün olmaması da gerekmektedir. Ayrıca kararın mutlaka hakim tarafından ve gizli verilmesi gerekmektedir. Nitekim Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilecek kararın en geç yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulması gerekir. 


WhatsApp
Hemen Ara