TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ DİLEKÇESİ

Tutuklama Nedir?

Tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu m.100 ve devamında düzenlenen bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa ya da şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama nedeni var sayılabilir.  Ayrıca, CMK m.100'de katalog suçlar sıralanmış olup bu suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilmektedir. Verilmesi beklenen ceza ile tutuklama güvenlik tedbirinin ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

 

Tutuklama Kararı Kim Tarafından Verilir? Nereye İtiraz Edilir?

Tutuklama kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi ile Sulh Ceza Hakimliğince verilmektedir. Bu karara karşı yapılacak itiraz süresi ve itiraz makamı tutuklama kararında gösterilir. Sulh Ceza Hakimliğince verilen tutuklama kararına itiraz Asliye Ceza Mahkemesine yapılır. İtiraz süresi tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür.

Tutuklama kararı kovuşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine veya Mahkeme Hakimince verilebilir. Bu karara karşı yapılacak itiraz süresi ve itiraz makamı tutuklama kararında gösterilir. Asliye Ceza Mahkemesince verilen tutuklama kararına itiraz Ağır Ceza Mahkemesine; Ağır Ceza Mahkemesince verilen tutuklama kararına karşı itiraz o yerde ağır ceza mahkemesi birden çok daireden oluşuyorsa, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine yapılır.

 

Aşağıda soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimliğince verilen tutuklama kararına itiraz ile kovuşturma evresinde Ağır Ceza Mahkemesince verilen tutuklama kararına itiraz dilekçeleri sunulmuştur. 

Dilekçe 1 - Sulh Ceza Hakimliğince verilen tutuklama kararına itiraz

................... NÖBETÇİ ASLİYE CEZA HAKİMLİĞİ'NE
Gönderilmek Üzere
............. SULH CEZA HAKİMLİĞİN

DOSYA NO        : 

KARARA İTİRAZ EDEN
ŞÜPHELİ        : 

MÜDAFİ        : Av.Asena Erdoğdu & Av. Cihad Erdoğdu

TUTUKLAMA TARİHİ    : 

KONU        : Tutuklama kararına itiraz dilekçesidir.


AÇIKLAMALAR

............... Cumhuriyet Başavcılığınca soruşturulmakta olan 2024/000 Sor. numaralı dosya kapsamında  /00/2024 Tarihinde şüpheli müvekkilin ifadesi alınarak tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine Sevk edilmiş ve /12/2024 tarihinde CMK md. 100 gereğince tutuklama kararı verilmiştir. İşbu tutuklama kararı hukuka aykırı olup yasal süresi içerisinde itiraz zorunluluğu doğmuştur. Şöyle ki,

1-) Soruşturma konusu olay kapsamında tüm deliller toplanmış olup müvekkilin kendisine isnad edilen suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunamamıştır. Dosyada mübrez olan güvenlik kamerası kayıtlarına ilişkin görüntülerin hiçbirinde müvekkilin yüzünün net bir şekilde göründüğü bir görüntü bulunmamaktadır. Müvekkilin şüpheli sıfatında olmasının tek nedeni soruşturma konusu eylemin müvekkil adına kayıtlı motorla gerçekleşmiş olmasıdır. Müvekkil ve diğer şüpheli ....'in istikrarlı savunmalarında ............................................................... hususu sabittir. Müvekkil soruşturma konusu eylemi gözaltına alındığında öğrenmiştir. Tüm bunlara rağmen müvekkilin tutuksuz yargılanması gerekirken hiçbir şartı bulunmadan tutuklu olması hakkaniyete aykırıdır.

2-) Müvekkile isnad edilen suç nitelikli dolandırıcılık olsa da müvekkilin suç işleme kastı bulunmamaktadır. Kast, TCK'da, "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." şeklinde tanımlanmış olup müvekkilin, soruşturulmakta olan eyleme ilişkin samimi beyanlarından suçun varlığından dahi haberi olmadığı açıkça anlaşılmaktadır............................................. Müvekkilin soruşturulmakta olan eylemle irtibatı bundan ibaret olup Sayın Hakimliğinizce de kabul edilmelidir ki, .............................................................şüphe uyandırmayacağı her türlü izahtan varestedir. 

Dolandırıcılık suçunun unsurları, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması ve bu aldatmaya bağlı olarak haksız yarar elde etmesidir. Müvekkilin gerçekleştirdiği tek eylem .......................................olduğundan müvekkil yönünden dolandırıcılık suçunun unsurları gerçekleşmemiştir. Müvekkil, kimseyle iletişime geçerek hileli davranışlarla aldatma yoluna gitmemiştir. Kaldı ki, soruşturulan eylem kapsamında müvekkilin hiçbir maddi menfaati olmamıştır. İşbu dosyada soruşturulan eylemleri organize eden, mağduru aldatarak adına haksız kazanç sağlayan kişi FİRARİ .....................................

(YUKARIDA BOŞLUK BIRAKILAN ALANLARI SOMUT OLAYA GÖRE DOLDURABİLİR, SUÇ MADDESİ VE SUÇUN UNSURLARINA İLİŞKİN KISIMLARI DÜZELTEBİLİRSİNİZ)

3-) CMK'nın Tutuklama nedenleri başlıklı 100. Maddesi, "(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa." şeklinde düzenlenmiştir. 

Yukarıda CMK'da gösterilen tutuklama nedenleri sayılmış olup müvekkilin işyeri ve ev adresi sabit olduğundan kaçma tehlikesi bulunmamaktadır. Zira, kendisi kendi ikamet adresinde gözaltına alınmıştır. Sayın Hakimliğinize belirtmek isteriz ki, müvekkile isnad olunan eyleme ilişkin tüm deliller toplanmış olduğundan müvekkilin delilleri yok etme, gizleme yahut değiştirme tehlikesi de bulunmamaktadır. Önemle belirtmek isteriz ki, kaçma ve delilleri yok etme şüphesi dahi olmayan müvekkilin, adli kontrol hükümlerinin uygulanarak serbest bırakılması durumunda tüm gereklilikleri yerine getireceği aşikardır. Adli kontrol tedbirleri değerlendirilmeden müvekkilin tutuklu kalması hukuka aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiği yönündeki 09/06/2020 tarihli ve 2017/38610 Başvuru Numaralı Kararında “Tutukluluğa ilişkin alternatif koruma tedbirlerinin uygulanabilirliğini göz ardı etmemeleri, ayrıca tutukluluğun devamına karar verirken davanın genel durumunun yanında tahliye talep eden kişinin durumunu dikkate almaları ve bu anlamda tutukluluk gerekçelerini kişiselleştirmeleri gerekmektedir.”

Müvekkil daha önce hiçbir suça karışmamış olup sabıka kaydı bulunmamaktadır. Müvekkilin, soruşturulmakta olan eylem bakımından kusurlu olmadığı, bu eylem nedeniyle maddi bir menfaatinin bulunmadığı ve kusurlu şahsın firari olduğu da gözetilerek tutukluluğun adaletsizliğe neden olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenlerle müvekkilin tutuklu kalması ölçülülük ilkesine aykırı olduğundan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına, hakimliğiniz aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanarak müvekkilin serbest bırakılmasına karar verilmesini isteme gereği hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER    : TCK, CMK ve sair yasal mevzuat

NETİCE VE TALEP    : Yukarıda tarafımızca açıklananlar ile Sayın Hakimliğinizce re'sen gözetilecek nedenlerle,
- şüpheli müvekkil hakkında verilen tutuklama kararının kaldırılarak TAHLİYESİNE, 
-Bu talebimiz kabul olunmadığı takdirde adli kontrol hükümlerinin uygulanarak SERBEST BIRAKILMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.

                
                                   ŞÜPHELİ MÜDAFİ
                                 Av. Asena Erdoğdu

 

Dilekçe 2 - Ağır Ceza Mahkemesince verilen tutuklama kararına itiraz

 

.......................  5. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
Gönderilmek Üzere
....................... 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE


DOSYA NO        : E.

KARARA İTİRAZ EDEN
SANIK        : 

MÜDAFİ        : Av.Asena Erdoğdu & Av. Cihad Erdoğdu

TUTUKLAMA TARİHİ    : 

KONU        : ............... 4. Ağır Ceza Mahkemesi .. E. Numaralı dosyanın 00/00/2024 tarihli celsesinde müvekkil hakkında kurulan tutuklama kararına karşı itirazlarımızın sunulmasıdır. 

AÇIKLAMALAR

 ................ 4. Ağır Ceza Mahkemesi  E. Numaralı dosyanın 00/00/2024 tarihli celsesinde müvekkil hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeniyle tutuklama kararı verilmiştir. Aşağıda açıklayacağımız nedenlerle tutuklama kararı hukuka aykırı olup kararın kaldırılması zorunludur. Şöyle ki, 

1-) Müvekkil açısından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Tutuklama nedenleri başlıklı 100. Maddesinde gösterilen durumlar oluşmamıştır. CMK m.100, "(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa." şeklinde düzenlenmiştir. 

Yukarıda CMK'da gösterilen tutuklama nedenleri sayılmıştır. Müvekkilin ev adresi sabit olup zaten kolluğa kendisi teslim olan müvekkilin kaçma ve saklanma tehlikesi de bulunmamaktadır. Ayrıca, dosya kapsamında toplanması gereken tüm deliller toplanmış olduğundan bu aşamadan sonra müvekkilin delilleri yok etme, gizleme yahut değiştirme tehlikesi de bulunmamaktadır. Önemle belirtmek isteriz ki, kaçma ve delilleri yok etme şüphesi olmayan müvekkilin, adli kontrol hükümlerinin uygulanarak serbest bırakılması durumunda tüm gereklilikleri yerine getireceği aşikardır. Adli kontrol tedbirleri değerlendirilmeden müvekkilin tutuklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

2-) Kişinin Özgürlük ve Güvenlik Hakkı Anayasa'nın 19.maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5.maddesi ile teminat altına alınmıştır. Tutuklama tedbiri ile kişinin özgürlük hakkı elinden alınmaktadır. Tutuklama tedbiri çok önemli bir tedbirdir; bu nedenle ancak koşulları oluşmuşsa ve adli kontrol yetersiz kalacaksa verilmelidir. Tutuklama koşulları oluşmadan ya da adli kontrol yetecekken verilen tutuklama HUKUKA AYKIRIDIR.

Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiği yönündeki 09/06/2020 tarihli ve 2017/38610 Başvuru Numaralı Kararında “Tutukluluğa ilişkin alternatif koruma tedbirlerinin uygulanabilirliğini göz ardı etmemeleri, ayrıca tutukluluğun devamına karar verirken davanın genel durumunun yanında tahliye talep eden kişinin durumunu dikkate almaları ve bu anlamda tutukluluk gerekçelerini kişiselleştirmeleri gerekmektedir.” şeklinde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, ............. 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2024/ E. Numaralı dosyadaki tüm sanıklar hakkında topyekün tutuklama kararı verilmiş, sanıkların eylemleri ve tutukluluk gerekçeleri kişiselleştirilmemiştir. Halbuki müvekkilin eylemleri göz önünde bulundurulduğunda, ......................... (BURADA SOMUT OLAYA GÖRE TAHLİYE NEDENLERİNİZİ SIRALAMALISINIZ) Ayrıca zaten kendisi teslim olan müvekkilin kaçma veya saklanma şüphesinin bulunmadığı, tüm deliller toplanmış olduğundan delilleri karartma şüphesinin bulunmadığı izahtan varestedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğine müvekkil açısından adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalmayacağı açıkken tutuklama kurumuna başvurulması hakkaniyete aykırıdır. 

3-) .........................BU KISIMDA ESASA İLİŞKİN TAHLİYE NEDENLERİNİZİ YAZABİLİRSİNİZ. Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki, dosya kapsamında kovuşturulan eylem yağma olsa dahi müvekkil senet imzalanma anında olay yerinde değildir. Müvekkil başka bir suçtan denetimli serbestlikte olup senet ve sözleşmenin imzalanması sırasında ........... Polis Merkezi'ne denetime esas olmak üzere imza atmaya gitmiştir. ............... Polis Merkezi'ne müzekkere yazılarak bu husus tespit edilebilecektir. Kaldı ki müvekkil hakkında tutuklama kararı verilmesinin nedeni  kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi olup tüm dosya kapsamında bu eylemin gerçekleştiğine dair hiçbir delil bulunmamaktadır. Buna rağmen müştekilerin şikayetten vazgeçmeden önceki tüm beyanlarına itibar edilmesi müvekkil açısından geri dönülmesi mümkün olmayan zararlara neden olabilecek niteliktedir. Bu nedenle müvekkil hakkında verilen tutuklama kararının ivedilikle kaldırılmasını Sayın Mahkemenizden talep ederiz. 


HUKUKİ NEDENLER    : AİHS md 5/1.c, AY 19/4, 129/4, 138, CMK 100, 101, 103, 105, 109, 110, 260, 267, 268;TCK ve diğer mevzuat ile AİHM ve Yargıtay içtihatları.

NETİCE VE TALEP    : Yukarıda tarafımızca açıklananlar ile Sayın Başkanlığınızca re'sen takdir edilecek nedenlerle:
Sanık müvekkil hakkındaki tutuklama kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINA,
Sanık müvekkil hakkında ADLİ KONTROL uygulanması uygun görülürse, sanık müvekkil için BİR YA DA BİRDEN FAZLA ADLİ KONTROL TEDBİRİNE HÜKMEDİLEREK  serbest bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. 

SANIK MÜDAFİ
 Av.Asena Şükran ERDOĞDU

 


WhatsApp
Hemen Ara