Vergi daireleri tarafından gönderilen ödeme emri, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca vadesinde ödenmeyen amme alacakları için düzenlenen bir ödeme emri belgesidir. Kişilerin kamu kurumlarına olan borçlarını vadesinde ödememesi halinde vergi dairesi tarafından hazırlanan ödeme emirleri, borçluların borcunu ödemesi için yapılan bir bildirimdir. Ödeme emrinin tebliğ edildiği kişiler ödeme emrine 15 gün içerisinde yetkili vergi mahkemesinde itiraz etmek üzere dava açabilirler. İtiraz edilmemesi halinde haciz sürecine geçilmekte olup mükellefin taşınır ve taşınmaz malları üzerine haciz işlemi yapılmaktadır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde ödeme emri düzenlenmiştir, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Borcunu vadesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları 15 gün içinde bildirmeleri istenir.".
Vergi Dairelerince gönderilen ödeme emirlerine itiraz ancak dava yolu ile yapılabilmektedir. Bu nedenle vergi dairesine ya da başka bir kuruma itiraz edilmemelidir. Aşağıda örnek bir itiraz dilekçesi sunulmuştur. Unutulmamalıdır ki her durum kendine has olup kendi itiraz nedenlerinizi detaylı açıklayarak delilleriniz ile somutlaştırmalısınız. Vergi Hukuku karmaşık bir alan olup bu alanda uzmanlaşmış avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.
Vergi Dairesi Ödeme Emri İtiraz Örnek Dilekçe 1
İSTANBUL NÖBETÇİ VERGİ MAHKEMESİNE
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR
DAVACI :
VEKİLİ : Av. Asena Şükran ERDOĞDU
DAVALI : ......................VERGİ DAİRESİ
KONU : ................Vergi Dairesi Müdürlüğünce tanzim ve tebliğ olunan ................................................ takip numaralı ödeme emirlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil ........................... LİMİTED ŞİRKETİ nevi değişikliği yolu ile sona vermiş olup şirket aleyhine davalı ....... Vergi Dairesi tarafından ..................................... numaralı ödeme emirleri düzenlenmiştir. İşbu ödeme emirleri tarafıma 01/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde ödeme emirlerine karşı itirazlarımı sunmaktayız. Şöyle ki,
I-) DERDESTLİK İTİRAZIMIZ
Davalı idare tarafından düzenlenen ödeme emirlerinde 2018 ve 2019 yılları arasında...............................LİMİTED ŞİRKETİ firmasına tarh edilen Gelir Vergisi Stopajı, Damga Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV ve bunlara bağlı olarak vergi ziyaı cezası, gecikme zammı ve yargılama giderleri talep konusu edilmiştir. Her ne kadar işbu alacak kalemlerinin dayanağı olan inceleme raporlarına karşı tarafımızca yargı yoluna başvurulmuş olsa da derdest bulunan yargılamaya rağmen davalı idare tarafından ödeme emri düzenlenmesi hukuka aykırıdır. Zira ödeme emirlerindeki alacak kalemlerine ilişkin düzenlenen ihbarnameye karşı yapılan itiraz neticesinde ..........Vergi Mahkemesi 2022/... E. Numaralı dosya ikame edilmiş ve dosya kapsamında yapılan inceleme devam etmektedir. Ne var ki, işbu dosyadan alınacak karar kesinleşmeden davalı idarece yargılama konusu alacakları içerir ödeme emirleri düzenlenmiştir. Bu nedenle Sayın Mahkemeniz nezdinde itiraz yoluna başvurduğumuz ödeme emirlerinin tümü hukuka ve usule aykırı olup ödeme emirlerinin iptalini talep etme zarureti hasıl olmuştur.
II-) DAVALI İDARECE TALEP EDİLEN VERGİ TÜRLERİ BAKIMINDAN MATRAH ARTIRIMI YAPILMIŞTIR.
Davalı idare tarafından ceza tarhiyatı yapılan 2019 döneminde müvekkilin yetkilisi olduğu ve daha sonra nevi değişikliği nedeniyle sona eren .... şirketi hakkında 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan KDV matrah artırımı yapılmıştır. Bu hususta davalı Vergi Dairesi'ne KDV artırım dilekçemiz sunulmuş ve ödeme planı dahilinde her bir taksit zamanında ödenmiştir. Dilekçemiz ekinde davalı idareye sunulan 7440 SK-Madde 5/3-a hükmüne dayalı olarak sunulan KDV matrah artırımı bildirimi, ödeme tablosu ve ödemelere ilişkin dekontlar sunulmuştur. İşbu matrah artırımı 7440 Sayılı BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'a dayanmakta olup kanunun 5. Maddesi, "Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz." hükmüne amirdir. Mezkur kanun maddesinde açıkça vergi matrah artırımı yapılan dönemlere ilişkin olarak daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacağını düzenlemiş, aynı maddenin 3. Bendinde ise KDV matrah artırımı bu madde kapsamına dahil edilmiştir.
Ekte sunulan belgelerde işbu düzenlemeye dayanarak 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin KDV matrah artırımı yapıldığı Sayın Başkanlığınızca anlaşılacaktır. Ne var ki, artırıma dahil olan 2018 ve 2019 dönemi bakımından davalı idare 7440 Sayılı Kanun'a aykırı olarak vergi tarhiyatı yapmış ve alacak konusu ederek ödeme emri düzenlemiştir. Davalı idare tarafından yapılan tarhiyat işlemi hukuka aykırı olduğundan bunların alacak konusu edilmesi de hukuka aykırıdır. Bu hususta, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 13.04.2022 tarihli ve 2020/1516 E., 2022/490 K. sayılı kararında, "6111 sayılı Kanun'da belirlenen vergilendirme dönemleri için usulüne uygun olarak gelir vergisi yönünden matrah artırımı yapılması durumunda artırımda bulunulan yıllar için gelir vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak daha sonra başka bir tarhiyat yapılması kural olarak mümkün değildir. Davalı idare tarafından, davacı hakkında 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce vergi suçu raporu düzenlendiği bu nedenle davacının matrah artırımı hükümlerinden yararlanamayacağı iddia edilmiştir...Olayda, davacının kendi adına tesis ettirdiği faaliyeti nedeniyle 2008 yılı için gelir vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu sabittir. Davalı idare tarafından davacının matrah artırımına yönelik talebinin kabul edilmediği veya iptal edildiği yönünde herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı gibi davacı hakkında yapılan tarhiyat da 6111 sayılı Kanun'da öngörülen istisnai durumlar kapsamında kalmamaktadır. Ayrıca Kanun'da davacı tarafından kendi adına tesis ettirdiği mükellefiyeti için matrah artırımına başvurulmasına bağlanan ve belirlilik ile öngörülebilirlik arz eden hukuki sonuç matrahı artırılan dönem için kural olarak herhangi bir inceleme ve tarhiyat yapılmaması olduğundan davacı adına inceleme ve tarhiyat yapılması bu yönüyle de hukuka uygunluk taşımamaktadır. Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında matrah artırımında bulunulan 2008 yılı için davacı adına tarhiyat yapılması mümkün bulunmadığından davacı adına vergi tarh edilmesi ve verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir." şeklinde hüküm kurmuştur. Benzer şekilde, müvekkil şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait KDV matrah artırımı talebi usulüne uygun şekilde yapılmış, davalı idare tarafından düzenlenen ödeme tablosuna uygun olarak taksit ödemeleri yapılmış ve talebimizin reddedildiği yahut sonradan iptal edildiği yönünde bir bilgi ve belge müvekkile ulaştırılmamıştır.
Danıştay 3. Daire, 08.06.2021 tarihli ve 2019/4399 E., 2021/2957 K. sayılı kararında ise, "Davacının 6736 sayılı Kanun kapsamında yaptığı matrah artırımının, hakkında sahte belge düzenlemeye ilişkin … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun tanzim edilmiş olması nedeniyle iptal edilmesi üzerine 2012 yılı hesaplarının incelemeye alındığı olayda, anılan raporda yer alan tespitler uyarınca davacı adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle 2010 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin; mevcut saptamalardan davacının sahte fatura düzenleyicisi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kaldırılması yolundaki ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ilgili hüküm fıkrasına karşı yöneltilen temyiz isteminin aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle reddine dair Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 05/12/2017 tarih ve E:2016/8672, K:2017/8888 kararının sözü edilen hüküm fıkrasına karşı yapılan kararın düzeltilmesi isteminin aynı Dairenin 06/06/2018 tarih ve E:2018/2838, K:2018/4218 sayılı kararıyla reddedilmesi neticesinde ilk derece Mahkemesi kararının kesinleştiği, öte yandan davacı adına aynı rapor dayanak alınarak aynı yılın muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davalarda verilen kararların da aynı gerekçelerle çözüme bağlanarak kesinleştiği göz önüne alındığında, ortada davacının matrah artırımından yararlanmasına engel teşkil eden sahte belge düzenlediğine ilişkin herhangi bir tespit kalmadığından, dava konusu yılda matrah artırımından yararlanan davacı hakkında inceleme ve tarhiyat yapılmasına olanak bulunmadığından, dolayısıyla bu durumun 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan borcun olmadığı itirazı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden yazılı gerekçeyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulmuş olup müvekkil şirket bakımından matrah artırımı talebinde bulunulan dönem ve daha sonra KDV matrah artırımından faydalanamama sonucunu doğuracak herhangi bir karar/ilam bulunmamaktadır.
III-) DAVALI İDARE TARAFINDAN ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİ İŞLEMİ ANAYASA İLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ HUKUKİ GÜVENLİK VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İLKELERİNE AYKIRIDIR.
Davalı Vergi Dairesi'nin tarhiyat işlemi Anayasa'da düzenlenen hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmekte olup tarhiyat işleminin hukuka aykırı olması ödeme emrinin de hukuka aykırı hale gelmesine neden olmuştur. Hukuki belirlilik ilkesi yasaların hukuki güvenliği sağlayacak açıklıkta olması ve idarelerin keyfi yorumlarına imkan vermemesi, öngörülebilirlik ilkesi ise yasalardan doğacak neticelerin önceden tahmin edilebilir olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında, "Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirliliktir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır veuygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup;birey, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu,kanundan öğrenebilme imkânına sahip olmalıdır. Birey, ancak bu durumda kendisine düşenyükümlülükleri öngörüp, davranışlarını düzenleyebilir. Hukuk güvenliği, kurallarınöngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,devletin de kanuni düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar" (AYM, E.2009/51, K.2010/73, K.T. 20/5/2010; AYM, E.2009/21,K.2011/16, K.T. 13/1/2011; AYM, E.2010/69, K.2011/116, K.T. 7/7/2011; AYM,E.2011/18, K.2012/53, K.T. 11/4/2012)
Tarhiyat yapılan dönemde müvekkil şirket hakkında 2018 ve 2019 yılları KDV matrah artırımı talebimin dayandığı 7440 Sayılı Kanun'un 5. Maddesi, "Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz." şeklinde düzenlenmiş olup açıkça matrah artırımı yapılan yıllarda bu vergi türleri için daha sonra tarhiyat yapılamayacağı düzenlenmişken davalı idare keyfi olarak vergi tarhiyatı yaparak ödeme emri düzenlemiştir. Müvekkilin işbu kanuna dayanarak yaptığı matrah artırımı başvurusuna bağlanan hukuki sonuç matrah artırımı yapılan dönem bakımından herhangi bir inceleme ve tarhiyat yapılmaması olup başvuru yapan şirket adına inceleme ve neticesinde tarhiyat yapılması hukuka aykırıdır. Yapılan tarhiyat işlemine karşı tarafımızca ....... Vergi Mahkemesi 2022/... E. Numaralı dosya ile itiraz yoluna başvurulmuş olup işbu işlemin hukuka uygun olup olmadığı denetlenmeden ödeme emri düzenlenmesi kabul edilebilir değildir.
Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere 7440 Sayılı Kanun'a dayanarak ve usulüne uygun olarak tarafımızca 2018 ve 2019 yılına ilişkin olarak davalı idareye KDV matrah artırımı talebinde bulunulmuş, idarece düzenlenen ödeme tablosuna uygun olarak ödemeler yapılmış ve yapılmaya devam olunmaktadır. Davalı idare tarafından matrah artırım talebimiz reddedilmediği gibi daha sonra işbu kanuna dayanarak yapılan başvurudan müvekkil şirketin yararlanamayacağına dair herhangi bir belge müvekkile tebliğ edilmemiştir. Buna rağmen matrah artırımı kapsamında kalan 2018-2019 dönemlerine ilişkin olarak KDV, Kurumlar Vergisi, Stopaj, Damga Vergisi ve bunlara bağlı olarak gecikme faizi, gecikme zammı alacak konusu edilerek ödeme emri düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle kanundaki açık düzenlemeye aykırı olarak işlem yapan davalı idarece tanzim ve tebliğ olunan ödeme emrine itirazen iptaline, esas hakkında karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER : İYUK, 7440 Sayılı Kanun, Yüksek Mahkeme İçtihatları ve sair yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :
NETİCE VE TALEP :Yukarıda tarafımızca açıklananlar ile Sayın Başkanlığınızca re'sen gözetilecek nedenlerle,
.................... Vergi Dairesi Müdürlüğünce tanzim edilen ....................................takip numaralı ÖDEME EMİRLERİNİN İPTALİNE,
Esas hakkında karar verilinceye kadar YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareye yükletimesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.
DAVACI VEKİLİ
Av. Asena Şükran ERDOĞDU