YAPAY ZEKA VE HUKUK: Delil Niteliği, Hukuki Sorumluluk ve Güncel Uygulamalar

1. Giriş

Yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin hızla gelişmesi, hukuk sistemlerini de derinden etkilemiştir. Özellikle delil hukuku ve sorumluluk hukuku alanlarında, yapay zekânın ürettiği verilerin niteliği ve bu sistemlerin yol açtığı hukuki sonuçlar yoğun tartışmalara neden olmaktadır. Mahkemeler artık yalnızca tanık beyanları veya fiziksel delillerle değil; YZ tarafından analiz edilen ya da üretilen içeriklerle de karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, hem hukuka uygunluk denetimi hem de sorumluluğun kimde olduğu sorusunu beraberinde getirmektedir.


2. Yapay Zekâ Tarafından Üretilen Verilerin Hukuki Nitelendirmesi

Yapay zekâ sistemleri; yüz tanıma, ses klonlama, doğal dil işleme, davranış tahmini gibi birçok alanda veri üretmektedir. Bu veriler çoğu zaman insan müdahalesi olmadan ya da minimum denetimle oluşmakta, yargılamalarda da delil olarak kullanılmak istenmektedir.

Ancak Türk Hukuku'nda “delil”, hâkimi ikna etmeye yarayan her türlü olgudur (HMK m.187). YZ'nin ürettiği verilerin bu kapsamda değerlendirilmesi, onların insan müdahalesinden bağımsız oluşu nedeniyle özel bir denetim ihtiyacını doğurur.


3. Delil Niteliği Tartışması

Yapay zekâdan elde edilen verilerin delil sayılması; üç temel kritere dayanmalıdır:

  • Hukuka uygunluk: KVKK ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre usulsüz toplanmış veri delil sayılamaz.

  • Doğrulanabilirlik: YZ’nin hangi verilerle ve nasıl bir algoritmayla sonuca vardığı açık değilse, bu veri “denetlenemez” kabul edilir.

  • Tarafsızlık: YZ algoritmaları, verilerdeki önyargıları yansıtabilir. Bu durumda adil yargılama hakkı ihlal edilebilir.


4. Yapay Zekâ Sonuçlarının Mahkemelerde Kullanımı

YZ destekli sistemler, adli tıptan vergi incelemesine kadar birçok alanda yardımcı unsur olarak kullanılmaktadır. Ancak mahkemeler bu verileri tek başına değil, destekleyici delil olarak dikkate almak zorundadır.

Örnek: Bir dolandırıcılık vakasında, YZ'nin dolandırıcılık olasılığı %95 dediği bir işlem, insan gözlemiyle ve muhasebe denetimiyle de desteklenmiyorsa, bu veri yeterli kabul edilemez.


5. Yapay Zekâdan Kaynaklanan Hatalarda Hukuki Sorumluluk

YZ uygulamalarının yanlış sonuçlar üretmesi hâlinde sorumluluk zinciri doğar. Türk hukukunda hâlen net bir düzenleme bulunmamakla birlikte aşağıdaki üçlü yapı öne çıkar:

  • Kullanıcı (nihai karar verici): Örneğin bir banka, YZ analizine dayanarak kredi vermezse ve hata varsa, sorumluluğu doğabilir.

  • Geliştirici (yazılım firması): Kodlama hatası ya da algoritmik önyargı nedeniyle oluşan zararlar, kusura dayalı olarak firmaya yüklenebilir.

  • Veri sağlayıcı: Eğitilen verilerde çarpıtma varsa, bu da sorumluluk doğurabilir.

???? 2024 yılında İngiltere’de bir mahkeme, hatalı yüz tanıma sistemiyle tutuklanan bir kişinin açtığı davada, polis teşkilatını kusurlu bulmuş ve 100.000 £ tazminat ödenmesine karar vermiştir. (Case: R. v. South Wales Police)


6. Türkiye'de ve Uluslararası Uygulamada Örnek Davalar

Türkiye:

  • Yapay zekâ ile oluşturulan ses kaydının CMK’ya göre delil sayılamayacağı ve “hukuka aykırı elde edilen delil” olduğu yönünde birçok ceza mahkemesi kararı mevcuttur.

  • Tüketici Mahkemelerinde, YZ analizine göre oluşturulan fiyatlandırmaların “haksız ticari uygulama” sayıldığı kararlar verilmeye başlanmıştır.

Avrupa Birliği:

  • AB’nin Yapay Zekâ Tüzüğü (AI Act), yüksek riskli sistemler için özel denetim öngörmektedir.

  • Almanya’da, vergi denetiminde YZ kullanımı anayasal denetime tabi tutulmuş ve sadece manuel denetimle birlikte geçerli kabul edilmiştir.


7. Kişisel Verilerin Korunması ve Yapay Zekâ

YZ sistemlerinin büyük veri kullanması, kişisel verilerin işlenmesi anlamına gelir. KVKK ve GDPR kapsamında:

  • Açık rıza alınmadan yapılan veri işleme faaliyetleri hukuka aykırıdır.

  • Otomatik karar verme sistemlerine karşı kişinin “itiraz hakkı” vardır.

  • “Profil çıkarma” işlemleri ayrımcılık doğurursa bu da hukuka aykırıdır.


8. Gelecek Perspektifi: YZ ile Yaşayan Bir Hukuk Düzeni

Yapay zekânın hukuk sistemine entegrasyonu kaçınılmazdır. Ancak bu entegrasyonun temel ilkeleri şunlar olmalıdır:

  • Şeffaflık: Algoritmanın nasıl çalıştığı açıklanmalıdır.

  • İzlenebilirlik: YZ tarafından alınan kararların denetimi mümkün olmalıdır.

  • Hukuki güvenlik: Hangi verilerin delil olarak kullanılabileceği açıkça belirlenmelidir.


9. Sonuç

Yapay zekâ, hukuk sistemlerine büyük imkânlar sunmakla birlikte ciddi riskler de taşımaktadır. Delil olarak kullanımı, yalnızca teknik değil; aynı zamanda etik, hukuki ve toplumsal bir mesele hâline gelmiştir. Türkiye’de bu alanda yasal boşluklar sürmekte olup, YZ'nin sınırları çizilmeden uygulamaya alınması durumunda temel hakların ihlali gündeme gelebilir. Bu nedenle YZ destekli sistemlerin hukukta kullanımı, ancak güçlü bir mevzuat altyapısı ve dikkatli bir yargı denetimi ile mümkün olacaktır.


WhatsApp
Hemen Ara