Miras bırakanın ölümü ile tereke bir bütün halinde mirasçılara geçer. Yasal ve atanmış mirasçılar, külli halefiyet ve otomatik intikal ilkeleri doğrultusunda terekeyi hukuken kazanırlar. Ancak terekenin fiilen de sahiplenilmesi gerekir. Mirasçılar, tereke üzerinde elbirliği halinde ortak olurlar. Miras ortaklığı yasadan doğmakta olup mirasbırakan ölümünden önce bunu değiştirememektedir.
1. Elbirliği Mülkiyeti Nedir?
Elbirliği mülkiyeti, bir malvarlığı üzerinde birden fazla kişinin birlikte malik olmasıdır. Elbirliği halinde ortaklıkta hiçbir ortak bir pay üzerinde tasarruf edemez. Zira mal üzerindeki mülkiyet hakkı elbirliği ile paydaşların tamamına aittir. Medeni Kanun hükümlerine göre kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekmektedir.
Ortaklar bir ortağa temsil yetkisi vermiş ise o ortak, tüm malikler adına işlem yapabilir ve işlemleri ortaklık için bağlayıcıdır. Ancak ortağın temsil yetkisi yok ise, tüm malikler sonradan o işleme icazet vermemiş ise işlem ortaklık için bağlayıcı değildir. Tasarruf yetkisi olmayan ortak tarafından yapılan tasarruf işlemleri de geçersizdir. Borçlandırıcı işlemler bakımından, yetkisi olmayan ortak, malikler adına bir borçlandırıcı işlem gerçekleştirmiş ise bu işlem geçerlidir ancak borcun ifa edilmemesinden dolayı borçlandırıcı işlemi gerçekleştiren ortak sorumludur. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Bu hüküm, acele hallerde ortaklığın menfaatinin korunması için her bir ortağın önlem alabilmesine olanak tanımıştır.
Elbirliği mülkiyeti, malın devredilmesi, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesi ile sona erer. Miras ortaklığında dava yolu ile paylı mülkiyete geçişin dava edilmesi mümkündür. Türk Medeni Kanununda her mirasçının terekede bulunan malların tamamının ya da bir kısmının üzerindeki elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep edebileceği düzenlenmiştir. Elbirliği mülkiyetinin sona ermesi hallerinden bir diğeri ise ortaklardan birininin miras payını haczettiren ya da mirasçıya karşı alınmış aciz belgesi bulunan alacaklının ortaklığın giderilmesi davası açmasıdır.
2. Paylı Mülkiyet Nedir?
Paylı mülkiyet, bir malvarlığına birden fazla kişinin payları oranında malik olmasıdır. Bu payların oranı, malın yönetiminde söz sahibi olmasını, malı kullanma hakkını ve maldan elde edilen ürün ya da gelirlerdeki hak sahipliğini, malın giderlerini ve diğer mali yükümlülüklerin oranını belirlemektedir.
Elbirliği mülkiyetinden farklı olarak her bir paydaş kendi payı bakımından tasarruf yetkisini haizdir. Yani, payı oranında malik haklarına sahip olup payını devredebilir, rehin edebilir ve bu pay alacaklılarca haciz ettirilebilir. Paydaşın, payını satması halinde diğer paydaşlar kanuni önalım hakkına sahip olacaklardır. Ancak, paydaş, mal üzerinde irtifak hakkı kurdurtamaz, kiraya veremez. Ancak paylı mülkiyet ile sahip olunan mal üzerinde paydaşın kullanacağı kısım belirlenmiş ise paydaş bu kısmı kiraya verebilir.
Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından mülkiyet hakkının koruyucu yetkilerinden faydalanabilir. Paydaş, üçüncü kişilere ya da paydaşlardan birine karşı istihkak davası veya elatmanın önlenmesi davalarını açabilir.
3. MİRAS NEDENİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI
Ortaklığın giderilmesi davası, paydaşların, taşınır veya taşınmaz mala sahip kişilerin bu malı anlaşma yolu ile paylaşamamaları sebebiyle dava yolu ile paylaşılmasını talep ettiği dava türüdür. Paydaşlardan her biri elbirliği mülkiyeti altında bulunan malın paylaştırılması için dava açabilir. Mahkemece yapılan paylaşım her bir pay sahibinin payı oranında yapılır.
Malın ve paydaşların durumu müsade ediyorsa paydaşların talebi halinde öncelikle malın aynen taksim edilip edilemeyeceği değerlendilir. Mal aynen taksim edilemiyor ise bu defa elbirliği mülkiyeti halindeki mal satılarak satış bedeli paydaşlarda payları oranında dağıtılır. Türk Medeni Kanunu m.699, "Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.
Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.
Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davası açmak için örnek dilekçelerimize buradan ulaşabilirsiniz.
A. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Zamanaşımı
İzale-i Şuyu davası için kanunda bir zamanaşımı süresi öngerilmemiş olduğundan paydaşlar her zaman bu davayı açabilmektedir.
Türk Medeni Kanununda bir zamanaşımı süresi belirlenmemiş olsa da ortaklığın giderilmesi davasının açılamayacağı zamanlar öngörülmüştür. Bunlar, Hukukî bir işlem gereğince paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunması, malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunması. Bu durumlarda ortaklığın giderilmesi talep edilemez. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.
B. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ortaklığın giderilmesi davasında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde görülür.
Ortaklığın giderilmesi davasında yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki mahkemedir.
C.Ortaklığın Giderilmesi Davasında Zorunlu Arabuluculuk
5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7445 sayılı Kanunun 37. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda yapılan değişiklik ile ortaklığın giderilmesi davalarında 01/09/2023 tarihi itibarıyla arabuluculuk kurumu dava şartı haline getirilmiştir. Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmalıdır. Aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddi konusu gündeme gelecektir.
D.Ortaklığın Giderilmesi Usulleri
Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar. Kanunda paylaşıma ilişkin kurallarda mirasçıların irade serbestliği ön planda tutulmuştur. Ancak, muris, vasiyetname düzenleyerek bir vasiyeti yerine getirme görevlisi belirlemiş, paylaştırma kuralları koymuş ise mirasçılar bu halde paylaşmaya ilişkin kural belirlenemez. Paylaştırma artık mirasbırakanın koyduğu paylaşma kuralları çerçevesinde vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından yapılır. Murisin belirlediği paylaşma kuralları, mirasçıların oybirliği ile etkisiz hale gelir ve mirasçılar farklı bir paylaşma kuralı tayin edebilir.
D.1. Aynen Taksim Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi
Aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesi, ortaklıktaki malvarlığının ortaklara dağıtılması işlemidir. Aynen taksim usulünün uygulanması için ortaklardan birinin talepte bulunması yeterlidir. Talep edilmesi halinde hakim aynen taksimin malvarlığında uygulanıp uygulanamayacağını araştırır. TMK m.699/2, "Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir" şeklinde düzenlenmiştir.
Kanundaki düzenleme gereğince hakim, ortaklıkta yer alan taşınmazların niteliği, büyüklüğü, pay ve paydaş sayıları, taşınmazın bölünmesinin imar yasasına aykırı olup olmaması gibi hususları değerlendirir. Taşınmaz bölünmek ile değer kaybına uğruyor ise ya da paydaş sayısı, yüzölçümü gibi sebeplerle küçük parçalara bölünüyorsa hakim aynen paylaşım kararı veremez. Diğer taraftan, taşınmazda kat mülkiyeti kurulabiliyor ise hakim bu taşınmaz hakkında satış yolu ile ortaklığın giderilmesi kararı veremez.
Yukarıdaki değerlendirmeler sonucunda aynen taksim yapılabiliyor ise ancak taksim edilen parçalar birbirine denk bedellerde değil ise eksik bedelde olan taşınmaz için denkleştirme bedeli belirler. Yani, değeri yüksek parçayı alan kişi, değeri düşük parçayı alan kişiye denkleştirme bedelini öder.
D.2. Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi
Hakim, yaptığı araştırmalar sonucunda taşınmazın aynen taksim edilmesini mümkün görmemişse ya da ortaklar, malın satış yolu ile sona erdirilmesini talep etmiş ise ortaklık satış suretiyle giderilir. Ortakların tamamının kabul ederek talep etmeleri halinde satış ortaklar arasında gerçekleştirilir. Böyle bir talep yok ise taşınmazlar satış memurluğu tarafından açık artırma yoluyla satılır. Satış memurluğu, satış hazırlıklarını İcra İflas Kanunu uyarınca yaparak malların kıymetini bilirkişi marifetiyle belirler. Kıymet takdirine karşı yapılan itirazları, satış kararı veren sulh hukuk mahkemesi inceleyerek karara bağlar. Kıymet takdirinin kesinleşmesinin ardından satış ilan edilir. İlanda malın türü, özellikleri, kıymet takdiri ile belirlenen değer, ihalenin yeri ve zamanına ilişkin bilgiler yer alır. Bu ilan, ihale tarihinden en az bir ay önce yapılmalıdır. İhale İcra İflas Kanunu m.115 uyarınca yapılır. Satışı yapılan malvarlığından elde edilen bedel, ortaklar arasında payları oranında paylaştırılır.